Emirdağ 1948 doğumlu.Konya Selçuk Eğitim Enstitüsünü ve Devlet Lisans Okulunu bitirdi.Bolu İzzet Baysal Üniversitesir17;nde Eğitim yönetimi ve Teftişi Ana Bilim Dalı nda lisans tamamladı.
Çeşitli Okullarda öğretmenlik ve idarecilik yaptıktan sonra,1986 yılında Milli Eğitim Bakanlığı Baknalık Müfettişi ve 1993 yılında da Bakanlık Başmüfettişi oldu.Halen Milli Eğitim Bakanlığı nda Bakanlık Baş Müfettişliği olarak görevine devam etmektedir.
Okullarda Yönetim(1998)
Yönetim Rehberi(2003)
Okullarda Yönetim Etkinlikleri(2.basım)
Uygulamada Ögretmen(2004)
Özel Dersanelerde Yönetim ve Denetim(2005)
İsimli kitapları yazdı. Çok sayıdaki egitim kitaplarının yazar kadrosunda yer aldı ve Editörlüğünü yaptı.
YAZDIĞI ŞİİRLERDEN BAZILARI
KABUL ET KAPINDA KULUN OLAYIM
Olmuyor bir tanem ben de sınadım
Ardında dolaşan delin olayım
Gönlümün sultanı bir tek muradım
Diken arasında gülün olayım
Hasretin çıkmıyor içimde saklı
Derdine düşeli kaybettim aklı
Her sevda bir değil benimki farklı
Vurduğun mızrapta telin olayım
Adını duyunca saklanır sözüm
Yokluğun kor olur kavrulur özüm
Sendedir tek çarem sendedir çözüm
Türkümü söyleyen dilin olayım
Gel artık yokluğun kavurdu beni
Gururun gurbete savurdu beni
Felek acılarla yoğurdu beni
Kokunu taşıyan yelin olayım
Seher yellerine kokunu yükle
Karşılık veririm selamım bekle
İstersen derdime bin daha ekle
Fermanımı yazan elin olayım
Eğer ki rastlarsan halimi sorma
Tut elimden biraz kendini yorma
Bakma dediğime üstünde durma
Kabul et kapında kulun olayım
Şükrü Türkmen
USANDIM
Gönülden gönüle giden bir yolda
Keklik gibi seke seke usandım
Merağım kalmadı parada pulda
Dişlerimi sıka sıka usandım
Hasretiyle için için ağladım
Resmine bakarak gönül dağladım
Kayboldu ümidim kara bağladım
Yollarına baka baka usandım
Baharı unuttum güzü kokladım
Sevdamı gönlüme sardım sakladım
Belki gelir diye her gün bekledim
Yokluğunu çeke çeke usandım
Bazen boran oldum bazen kar oldum
Bazen ahbap oldum bazen yar oldum
Bazen ateş oldum bazen kor oldum
Gözyaşımı döke döke usandım
Hüzünle kararttım sevgi dağımı
Gazele döndürdüm irem bağımı
Sevdama örülen hicran ağımı
Gece gündüz söke söke usandım
Şükrü TÜRKMEN
BUZ TUTAN GÖNLÜM
İsyanlarım kudurdu bu gün.
Tüm küstahlığımla kıskandım sevdalıları.
Öyle kabardı ki alevlerim,
Tıpkı sen gibi,
Alaycı gülücüklerle,
Yakmak istedim sevenleri.
Bu gün efkarlıyım.
Ağıtlarım sessizr30; Geceler sensizr30;
Düşünceler ayaz.
İçimde sızı....
Bir damla olmak istedim bütün benliğimle.
İster yağmur, ister gözyaşı.
Yeter ki, senin yanağına konsun.
Ama, rengi kırmızır30;
Küstah gülüşün kadar ömür biçtim kendime.
Çaresizliği demleyip içerek, derman aradım
Katmer katmer buzlanmış gönlüme,
Bir parça umut bekledim, Eyüp Peygamber sabrıyla.
Gıpta ederek düşündüm örümceğir30;
Sevdalısına yanan,
Ölümü, ördüğü ağında olanr30;
Evetr30; İsyanlarım kudurdu bu gün.
Zihnim boz bulanık.
Zeytin karası umutlarım da çare olmadı.
Fırtınalar kopuyor içimde.
Nefret yağıyor bulutlarımdan.
Kelimeler Lime lime oluyor dilimde.
Hepsi üzgünr30;
Hepsi param parça...
Hepsi aynı biçimder30;
Isıtmak isterken donan güneşi,
Dokunmadım buz tutturduğun gönlüme.
Bilesin ki;
Senin içindi inlemelerim,
Senin içindi yanışı,
ve
Senin yüzündendi donuşur30;..
Atamadım yürekten sızımı,
Satamadım.
Hep güdük kaldı düşüncelerimr30;
İçimde kan kusan bu ayrılığın sancısı,
dilimde bir ecel türküsü:
r0;Söylemem adını gönlüme haram
Seni düşünürken havıkır yaram
Ayrılırken salladığın mendili
Gönder posta ile yaramı saramr1;
Şükrü Türkmen
DELİ KIZ
Beni yerden yere vuran deli kız
Aşkınla sarhoşum sana doyamam
Erenler safında duran deli kız
Sensiz geçen anı ömür sayamam
Çöreklendi dertler artık gitmiyor
Dertlerin verdiği acım bitmiyor
Dünü unutmaya gücüm yetmiyor
Ben ona vurgunum eli neyleyim
İşte bu korkuydu yürekte donan
Sevda ateşidir içimde yanan
Gönül ağlıyorken gözdür ıslanan
Aşkımızı boğan seli neyleyim
Bağrımda bir sızı içim kanıyor
Bakmayın yaraya özüm yanıyor
Herkes beni deli olmuş sanıyor
Mızrabı,perdeyi, teli neyleyim.
Adı bilinmeyen derde belendim
Derman için dam ardını dolandım
Vardım kapısına çare dilendim
Derman söylemeyen dili neyleyim
Şükrü Türkmen
YAKARIŞ
Yüce Mevlâr17;m budur senden dileğim,
Sevdamı karalı gezdirme benim.
Bir güzel uğruna yandı yüreğim,
Sakın ha halimi sezdirme benim.
Aşık oldum ardı sıra yürüdüm,
Gönlümü peşine taktım sürüdüm,
Bu kara sevdayla çabuk çürüdüm,
Divane gönlümü bezdirme benim.
Kavruldu sol yanım içten kanıyor,
Gözümü yumdukça özüm yanıyor,
Herkes beni deli olmuş sanıyor,
Derdimi düşmana çözdürme benim.
Hüzün kokup sevda saçar sözlerim,
Daha başkasını görmez gözlerim,
Yine onu sever onu özlerim,
Adını gönlümden çizdirme benim.
Derindedir yaram kabuk bağlamaz,
Senden başka bir şey fayda sağlamaz,
Derler ki r0;metin ol erkek ağlamazr1;
Kırmızı gözyaşım süzdürme benimr30;r30;.
Şükrü Türkmen
BANA SOR
Bir kara sevdadır gülmedi yüzüm,
Bağrıma bastığım taşı bana sor,
Yanıyor solumda sönmedi közüm,
Baharı hiç bilmem kışı bana sor.
Gün değil, ay değil, yıllardan beri,
Gideni bekledim dönmedi geri,
Garibim, bu halim, sevda eseri,
Gözlerimden akan yaşı bana sor
Geceli gündüzlü aklım yardadır,
Gelmedi bir türlü belki zordadır,
Efkarlıyım dostlar, gönlüm dardadır,
Hüzünlü sofrada aşı bana sor.
Bir ince ağrıdır yakar içimi,
Yaşarken unuttum rengi, biçimi,
Kör olası gurur yaptı seçimi,
Feleğin ettiği tuşu bana sor.
Ne ondan vazgeçtim, ne de unuttum,
Kor olan sevdasın içimde tuttum,
Belki gelir diye gönül avuttum,
Haber getirecek kuşu bana sor.
Mecnuna döndürdü gam ile keder,
Gülmedi yüzüme gülmedi kader,
Kaderim kendime ihanet eder,
Sevdaya çatılan kaşı bana sor.
Gayri kimselere akmıyor özüm,
Ondan başkasını görmüyor gözüm,
Vallahi kendime geçmiyor sözüm.
Duvarlara vuran başı bana sor
Şükrü Türkmen
BEKLENTİ
Sen benim köyümü bilmezsin gülüm,
Yakından şöyle bir bakılsın da gör.
Her haftası şenlik her günü düğün,
Goncey tatiline çıkılsın da gör.
Yüzümüz gülse de ağlar içimiz,
Hiç kimse söylemez neydi suçumuz,
Kaçımız ağlarken güler kaçımız,
Komşu kıza nişan takılsın da gör.
Sevinçler tükenir dimağlar yorgun,
Hayaller yok olur gönüller kırgın,
Hele de evlattan yenince vurgun,
Bütün umutların yıkılsın da gör.
Hiç istenmez tüm yaralar kanaya,
Gelin kızar oğul bakmaz anaya,
Aynı dertler kat kat olur seneye,
Yakından şöyle bir bakılsın da gör.
Ya nişan bozulur ya düğün olmaz,
Suratlar asıktır hiç yüzler gülmez,
Evlat küs gitmiştir evine gelmez,
Nifak tohumları ekilsin de gör
Şükrü TÜRKMEN
BİZİM ELLER
Dağlardan taşlardan adresi sorma,
Emirdağ diyarı elimiz bizim.
Kulak ver bu sese uzakta durma,
Afyonkarahisar ilimiz bizim.
Emir Afşin Beyr17;den gelir soyumuz,
Karakeçilir17;dir esas boyumuz,
Herkese örnektir işte huyumuz,
Öz be öz Türkçedir dilimiz bizim.
Düşman bile gelse hatır sorarız,
Derman olur, yarasını sararız,
Yaz gelir yaylaya otağ kurarız,
Ilgıt ilgıt eser yelimiz bizim.
Kızımız güzeldir oğlumuzsa mert,
Kalbimiz pırlanta mizacımız sert,
Ağzımızda dua gönlümüzde dert,
Sanki ulemadır delimiz bizim.
Sevgimiz şevk verir çiçeğe güle,
Türkümüz söylenir dillerden dile,
Dostlardan bir selam gelince hele,
Aşığı coşturur telimiz bizim.
Namert kapısından hacet dermeyiz,
Hırsıza haine prim vermeyiz,
Namus çok kutsaldır leke sürmeyiz,
Ahlak abidesi dulumuz bizim.
İstenen yardıma hemen geliriz,
Kurt ile kuzuya denge oluruz,
Arayarak ta Fizanr17;ı buluruz,
Avrupar17;yı aşar kolumuz bizim
Şükrü Türkmen
DEDİN BANA
Bu gece rüyamda yine sen vardın,
r0;Çektiğim dertleri bilr1; dedin bana.
Mendilin çıkarıp elime verdin,
r0;Akan gözyaşımı silr1; dedin bana.
Birazcık doğrulup boyun bükerek,
Buğulu gözlerle şöyle bakarak,
Derinden derine bir ah çekerek,
r0;Dertlerime derman olr1; dedin bana.
Saçların dağılmış benzin sapsarı,
Bakışların donuk gözlerin kuru,
Belli ki kalmamış diziyin feri,
Hafifçe el edip r0;gelr1; dedin bana.
Uzandım elinden tutamıyorum,
Yandı sol tarafım tütemiyorum,
Derdine bir derman katamıyorum,
r0;Gitme uzaklara kalr1; dedin bana.
Daha anlatmaya yetmez kelime,
Bülbül idim kilit vurdum dilime,
Zehirli hançeri verdin elime,
r0;Al da sol yanıma çalr1; dedin bana.
Ezan sesi ile hemen uyandım,
Rüya bile olsa çok zor dayandım,
Sevdana inandım sözüne kandım,
r0;Kaybolan aşkımı bulr1; dedin bana
Şükrü TÜRKMEN
BÜTÜN GEÇMİŞİMİ YAKASIM GELİR
Hasretinle buza kesen dağları
Götürüp denize dökesim gelir
Yokluğunla gazel olan bağları
Dişlerimle tek tek sökesim gelir
Karanlık gönlüme güneş doğmadı
Bulutlar çarpıştı yağmur yağmadı
Yazdığın mektuplar gamı boğmadı
Boynumu çaresiz bükesim gelir
Aşkından düz oldu hasret yaylası
Ovanızda verdim gönül molası
Nerde kaldın ciğerimin balası
Geçip de karşına bakasım gelir
Esen fırtınanla düştüm dalımdan
Çaresizim bir şey gelmez elimden
Umut ektim hüsran çıktı falımdan
Gönülden gönüle akasım gelir
Hayal bahçesine kurdum sarayı
Oturttum içine bahtı karayı
Kalbimde kanayan gizli yarayı
Sevda ipliğinle dikesim gelir
Tükendi takatim derman kalmadı
Kimseler derdime çare bulmadı
Sana gelecektim gurur salmadı
Bütün geçmişimi yakasım gelir.
Şükrü TÜRKMEN
İSTERİM
Mısralara döktüm bütün derdimi
Okuyup hâlimi bilin isterim
Gurur yaptım hiç beklemem yardımı
Göz/Söz ile gönlümü dilin isterim
Muhannet yurduna vardım varalı
Gönülden vuruldum bahtım karalı
Kime sorsam hep sol yanı yaralı
Sevdasız bir kulu bulun isterim
Sitemler gizlidir gözüm yaşında
Hemi baharında hemi kışında
Beklerim her gece köşe başında
Bana acıyarak gülün isterim
İçimdeki korlar sönmek bilmedi
Hiçbir zulüm onu benden silmedi
Daha söyleyecek sözüm kalmadı
Bir olun aklımı çelin isterim
Yaprağım döküldü kurudu dalım
Gittiğim yerlerde çöl oldu yolum
Her yerim dert dolu illa ki solum
Alın parça parça bölün isterim
Akan gözyaşımla dönüyor çarkım
Dillerden dillere söylensin türküm
Vallahi kalmadı kıl kadar korkum
Gayri namazımı kılın isterim
Şükrü TÜRKMEN
VAKİTSİZ ÖLÜM
........................Oktay ÖZGÜRr17;e(*)
Daha çok küçüktü oğul balıydı
Önüne çok çabuk çıktın be ölüm
Biraz haşarıydı deli doluydu
Onun da boynunu büktün be ölüm
Tat almadı dünya ona dar oldu
Yiğit idi ağlaması zor oldu
Bazen tutsak oldu bazen hür oldu
Yiğidin bağrına çöktün be ölüm
Delice yaşadı gönlü fermansız
Öyle dert buldu ki inan dermansız
Bilirim eceldir ama zamansız
Bir yuvayı daha yıktın be ölüm
Çoşkun çayda tez geçersin dereyi
Ayırt etmen kerpiç evle sarayı
Yalvarırım bozma sakın sırayı
Benim de yüreğim yaktın be ölüm
Ne izin istedin ne hatır sordun
Çaldın yiğidimi soluma vurdun
Bilmem ki onunla ne idi derdin
Genç yaşta mezara soktun be ölüm
Şükrü TÜRKMEN
(*) Genç yaşta ölen öğrencim Oktay ÖZGÜR'ün ruhu şad olsun
GÖNÜL YABANCISI
Yorulmuş da deli gönül akmıyor
Altmışlı yaşları bulduktan sonra
Kimse dinlemiyor kimse bakmıyor
Gönül yabancısı olduktan sonra
Kötü laf duyarsın dilin bağlanır
Sözler acı gelir için dağlanır
Biraz mutlu olsan çokça ağlanır
Evladın eline kaldıktan sonra
Yorgun hayallerin deşer yarayı
Geçen yıllar kötü açar arayı
Her an ağlatırlar bahtı karayı
Menzilin sonunu bulduktan sonra
Çektiğin dertleri kimseler bilmez
Bilenler olsa da yardıma gelmez
Usanmıştır kader yüzüne gülmez
Gül gibi sararıp solduktan sonra
Yük olur her şeyin çekilmez nazın
Dimağın yorgundur çökmüştür özün
Belki bu bahara belki de yazın
Koyarlar mezara öldükten sonra.
Şükrü TÜRKMEN
MAHŞERE YOLCULUK
Bir sonbahar akşamı yaprak daldan düşerken
İki damla gözyaşı kalbe balyoz vuruyor
Sulu sepken yağmurla deli rüzgâr coşarken
Pörsümüş yüreğime hatıralar konuyor
Hafiften bir iç çekip geçmişi yere serdim
Satır satır okudum yaşadım her anını
Hayat akıp gidiyor yokluğundur tek derdim
Ne kadar istesem de felek almaz canımı
Mecnun etti gurbetlerde gezdirdi
Aşkını kalbime kanla yazdırdı
Sever iken mezarımı kazdırdı
Avlu kapısından çıkmıyor gayri
Balam dertlerini dökmüyor gayri
Şükrü TÜRKMEN
DELİ GÖNÜL
Mihrican mı değdi niye vurgunsun
Sanki dünya sana yük deli gönül
Ne hallere düştün, nasıl yorgunsun
Gidelim buradan kalk deli gönül
Vefasız birine gönül bağladın
Seviyorum diye coşup çağladın
Bir gün mutlu isen beş gün ağladın
Şimdi yavaş yavaş çök deli gönül
Bazen gülümsedin bazen azdırdın
Bazen ağır oldun bazen tozdurdun
Bazen kızdın daldan dala gezdirdin
Ne hallere düştün bak deli gönül
Yıllar yılı hep peşimde yürüdün
Sanki lodos esti birden eridin
Hemen pes eyledin çabuk çürüdün
Bu kötü gidişi yık deli gönül
Gel boyun eğ kaderine yazına
Baktırma hiç acınarak yüzüne
Ben de dayanamam gayri nazına
Bunu sen aklına sok deli gönül
Şükrü TÜRKMEN
DİVANE GÖNLÜMÜN PINARI
r0;Eşimer1;
Yıllar yılı yandaş oldun eş oldun
Şu kutsal yuvamın çınarısın sen
Bazen bahar oldun bazen kış oldun
Divane gönlümün pınarısın sen
Nice çile çektin bir ah demedin
Elinden gidene eyvah demedin
Fitneye fesada fırsat vermedin
Efkârlı dünyamın hünerisin sen
Küsü barıştırdın bayram ettirdin
Kurumuş dallarda bülbül öttürdün
Dertli günlerime neşe kattırdın
Akan gözyaşımın dinerisin sen
Ağlarsam ağlayıp gülersem güldün
Karanlık gecemin yıldızı oldun
Ne benden usandın ne benden yıldın
Gönlümün mutluluk fenerisin sen
.Şükrü TÜRKMEN
Yazar Haber Merkezi
- Ocak 16 2010 ·
1 Yorum ·
799 Okunma ·
sevgili dayıcığım şiirlerini ibret ve minnetle takip ediyorum.hepsi birbirinden değerli vede güzel de,bitanesini ve sonuncuyu yengeme yazmışsın ötekileri kime yazdın,o şanslı kızı merak ettimde