Table 'kubra04_topakevimiz.fusion_fb_settings' doesn't existTable 'kubra04_topakevimiz.fusion_fb_settings' doesn't exist Emirdağ Kültür ve Folklor Portalı - Forum: HAYATIM-GENÇLİĞİM-SEVDAM

METİNPİDE

OCAKBAŞI

HAFTANIN HUTBESİ TIKLAYINIZ,HUTBE CUMA HUTBELERİNİ OKUMAK İÇİN TIKLAYIN Ramazan Özel,sahur,emirdag TIKLAYINIZ
Ana Menü
ANA MENÜ
Ana Sayfa
ANA MENÜ
FORUM
PORTRELER
KÖYLERİMİZ
EMİRDAĞ CANLI
HAVA DURUMU
ALO EMİRDAĞ
FLASH CHAT
RAMAZAN ÖZEL
Ziyaretçi Defteri
FİRMA REHBERİ
MESAJ-CHAT
EMİRDAĞ TV-BELGESEL
ToPaKeV RADYO
KATEGORİ HABER

İLETİŞİM
İLETİŞİM
ARAMA
HABER GÖNDER
RESİM GÖNDER
SİTE KÜNYE
YAYIN İLKELERİMİZ
PORTRE ÖNER

LİNKLER
LİNKLER
SİTENE EKLE
SİTENE EKLE
LİNK ÖNER

DOSYALAR

TANITIM
muzik,emirdag

yemek,emirdag

catallikoyu,piyes,emirdağ muzik,emirdag
GÜNÜN SÖZÜ

Nöbetçi Eczaneler
Çevrimiçi Kullanıcılar
Çevrimiçi Ziyaretçiler: 2

Çevrimiçi Üyeler: 0

Toplam Üye Sayısı: 105
En Yeni Üye: OMER03
HABERLER
Security System 1.9.0 © 2006-2008 by BS-Fusion Deutschland
RSS Yayın
RSS - Resimler
RSS - Forumlar
RSS - Weblinkleri
RSS - Makaleler
RSS - Haberler
RSS - Programlar
Sosyal Aglarımız
BİZİ TAKİP EDİN

rss,emirdag,topakev twitter,emirdag,topakevfacebook,emirdag,topakev flickr,emirdag,topakev youtube,emirdag,topakev,deliyurek03

Başlığı Görüntüle
Burada Olan Üyeler: 1 ziyaretçi
 Başlığı Yazdır
HAYATIM-GENÇLİĞİM-SEVDAM
Haber Merkezi
HAYATIM GENÇLİĞİM SEVDAM

Çocukluğum yaylada bucakta yarımcada kürtünde geçti,Emirdağında fazla kalmazdık ,kaldığımız dönemlerde Hacı Vahit Konağında,odası vardı,odaya yaşlı hatırı sayılı insanlar gelirdi,hepsi hoş sohbet insanlardı onları dinlemek çok hoşuma gider ,onlardan bir kelam öğren sırtın yere gelmez,nur içinde yatsınlar birer köşe taşıydılar.
Emirdağının ilk kuruluşunu anlatırlardı ,ilk Rahmetli Kör Veli dedem gelip Yarımcaya konuyo,göçebe kıl çadır kurdukları için güve kıl çadırlarını yiyor,oradan bolvadin köprüsünün suyun kenarına konuyolar.Tez köyü bizden Yani Emirdağımızdan eski diye anlatırlardı ,Tez beyi arkadaşları ile geyik avlamaya çıktığında ilerde bakıyo bir duman tüter,varalım bakalım kim bu bize sormadan buralarda duman tüttüren diye ,çadırın yanına gelirler,Kör Veli dedem buyur eder ,bey amcayı kırmayalım inelim der,atlardan inerler kıl çadırda ağırlanırlar,Dedem yeni doğum yapmış ineğin danası ölmüş,memesi yanmasın diye ineğe kuzuyu yakmış.Misafirlere bu kuzuyu kesip ikram eder,cömerttlik oradan geliyo ,Tez beyi köye varıyo ahalisini topluyo bizde beylik ne gezer Allah beyliği bizi misafir eden amcaya vermiş ineğin kuzusunu bize yedirdi,ineğin memesi yanacak bu adamlar katıksız kalacaklar diye Töğmet altında oğlaklarıynan 60 tane keçi gönderir,bizim zenginliğimiz oradan gelir derlerdi.
(Mustafa Sayan ,hocaya sordum ,kimdi bu ağa diye)İzzet Ulvi Acar,ın dedesi dedi) Kör Veli dedemi takip eden tüm dedelerim hayvancılıkla ,koyun kuzu keçi,Göğüs yaylayı tapulamışlar,hala ilam,ı tapusu mevcuttur.Dedelerden miras gelen bu mesleği Rahmetli Babam sürdürdü,kürtünde kuzular doğdumu hıdırellezle birlikte Göğüs yaylaya göçerdik,benim aklımın erdiği zamanları ilk koyun çobanı Yusuf emmi idi,Yumruca derlerdi Arzuhalci Topal Şükrünün babası,o vefat edince Haceli Emmiye kattık,onunla çıkardık Dişliköyün yukarısından yaylaya.

Diğer sene Balcamlı İbiş.İbiş emminin daha önce yazdığım ağıtından unuttuğum.
Bozularda Kara Emine bozular,
Tipidemi galdı emlik guzular,körpe guzular,
Ağ işliğin parım parım parlasın,
seni duyan ahbapların ağlasın,Vahit ağlasın.
Babam Rahmetli avcı idi,kafes keklikleri vardı,Yelli belin döşünde ,Çeğilli pınarın üzerinde birer küme,yaylanın karaçamırı yönünde ve bir kümede Çürük kayanın altında vardı.Kafesteki keklikler başlarlar seherde ötmeye,her keklik bir goyak tutar bizim kekliklerin sesine ,Aleyçiğin üzerine dolarlardı ,goyaktaki keklik bizim kafes kekliğine kavgaya gelir ,Babam gelen kekliği vurur,Annem rahmetli yahni yapar yerdik.Birde Babam Erkek kuzuyu yayladan indirmezdi,iki güne bir kuzu keser,misafiri hiç eksik olmadığı gibi kendide oturduğu zaman bir kuzuyu yerdi,Tam 127 kiloydu,Taksiylen Çatallıya kadar gelir Alanın avluya Taksiyi kitler,oradan at sırtında kısrak ilen yaylaya çıkardık.Oruç yaylada tutulur,Anam rahmetli hepimizin Oruç tutmasını isterdi.Babam Balcamda birinde bi kafes kekliği olduğunu duymuş,İbiş ,i Balcama gönderdi,bizde Babamla kuzuyu Çürükkayanın arkasında Poyraz pınarına kadar güde güde götürdük.Kuzuların karnı doydu ,öğlen uykusuna yattılar,Babam oğlum ben Zibetli,ye Setter ağanın yanına ineceğim,aman gözünü dört aç Çürükkayadan Canavar gelir Kuzuyu kırdırırsın ,çürükkayada canavar çok derlerdi,bi onun kaygısı birde oruç tutuyom,kayanın başında kuzuları görecek şekilde oturuyom,koyunlar sağılıp kuzular emişme zamanı geliyor,Rahmetli Setter Ağa baktım bağırıyo hay veriyo,canavar kuzuyu yedi varıyo,kalkıp kayanın tepesine dikildim ,gözümü kuzulardan ayırmıyom,Setter Ağa durmadan Hay veriyo,canavar kuzuyu yedi geliyooo,bende nerde bu canavar diye her tarafı gözetliyom,Birde aşağı koyaktan Babam rahmetli çıktı,Baba canavar falan göremiyom Setter Amca durmadan hay veriyo dedim,Oğlum bir kuzu yedirdi beni canavar yaptı diye güldü,oradan doğru poyraz pınarına yanaştı ,pınarın suyu kandırmadı ,oğlum sen kuzuyu emiştir ben Çeğilliye gediyom dedi,o gün akşama kadar oradan gelmedi,ertesi gün oğlum kısrağı tut gel Emirdağına gidelim dedi,kısrağı tuttum getirdim,babam eğerledi,eğere kendi oturdu bende ardına bindim,Emirdağına geldik o zaman seleğinen ot satarlardı ,ot alıp kısrağın önüne attım ,Babam borda kapıdan hiç kimseye seslenmeden içeri girdi,bişeyler olduğu belliydi tuhafıma gitti,evin kapısını açtım yukarı kata iki merdiven çıkardı,merdivenin birisine oturmuş ağlıyo,Babamı o zamana kadar hiç ağlarken görmedim çok garibime gitti.Hacıvahit dedemden kalan Haneyin aşağısında Elmas halam balkona yaslanmış duruyo,hemen koştum Hala babam ağlıyo deyince ,o nasıl laf diye halam yanına geldi bende ardından girdim,gardaşım ne ağlıyon çoluğu çocuğu bereğenti ediyon dedi,Babam bacım bacım babamın hastalığına dutulmuşum deyinde bu sefer ikiside ağlamaya başladılar,tabii bizde garıştık ağıda.Sona babamın hastalığını öğrendiydik şeker miş.Oğlum yayladan kısrağı Emirdağına getir,Emirdağlılar Adil ağa doğum ,yaralı,hasta oluyo sen Taksiyi Çatallıya kitliyosun kendin yaylaya çıkıyosun diye sitem ettiler,bende Emin Çavuşa Afyondan bir şöfor bul,dedim,oda bulup göndermiş,(şöfor İsmail,taksiyle kasketli resmi olan)biz yaylaya çıktıkmı o çalıştıracak dedi,yayladan bucağa Elhanın yanına muratların yanı Haceli emmilerin harman yerinde koyun başak topluyo,bizimde tarla var bir kısmına bostan ekiyoz,bizim konduğumuz tarla ilen muratların harman yerinin arasına koyun yatar,ikindine doğru koyun kallktımı çoluk çocuk Ağılcıkdüzüne doğru gezdirirdik biz gezdirene kadar kuyudan hatıllara su çekilir koyun içer ,gece örüme gider,çok zaman babam götürür ,Haceli emmi akşam sonu gider koyunu babamdan teslim alır ,babam geç vakit gelirdi,ben boş dururmuyum yayladan indikya babam şöfora yol verir ,bende Mağluğu çağırır ,Maluk kol çevirir ,babam Ali hocanın yazdamının tepeyi aştımı,çalıştırır gezerdik.Eski yerine yanaştırır ,ayağımızla taksinin izlerini silerdik.Elhana giderdik goca lazın Sülemen kara karşılardı ,onlarlada yaylaya çıkardık,Elhanda lakap takmak meşhurdu lakapları sayarlardı,Kara başlardı,Allahümmesalli,kirmidin süllü,goca başın yallı,Ardıçların kelli,Gocaların telli,Çölbeğin güllü,Topalalinin illi.
Elhandan ayrıldıkmı Gökte yıldız elliatmış,Mevlam neler yaratmış,Ak gerdanın altına aman aman,Lokum suyu damlatmış.
Gökte yıldız sayılmaz,Çiğ yumurta soyulmaz ,Güzel olan gızların aman aman sevmesine doyulmaz.
Gökte yıldız ellidir,Elliside bellidir,Sevda çeken gızların aman aman,Gözlerinden bellidir.
Elhandan yurda kadar söyler gelirdik.Son baharda koç salardık,seçim katım olur tekrar sayar koyunu çobana teslim ederdik,her sene aşağı yukarı 750-800 ,e yakın teslim ederdik.Koyun kürtün,e yürüdü ,bizde Emirdağına geldik,
artık kışa giriyoruz Yeni köyde halam vardı,düğünleri varmış okuntu göndermişler,Taksinin gitmesine imkan yok,Babam Yalangıranın yaylıyı tuttu,yaylıynan Yeni köye vardık,akşam düğün başladı kızlar üç etek saya,yuvalı kundura oyuna kalkarlar,tahta kaşıkları avuç içi değilde uçlarından tutarak oyuna kalkar,ağzı yakışan kadın da ileğen ilen çalıp söyler kızları oynatırdı,söylenilen türküleri bir bir heceler kafama sözlerini söylenişini yazar söylerdim.
Ertesi gün gelirken yaylının arka tarafına geçtim bunları unutmayım iyice belleyim derken herhalde sesimi biraz yüksetmişimki
Anam Eşşek deli onlarımı belledin diye elini üzerime bi salladı,Derlerya Emirdağı birbirine ulalı ,söyleyen çok güzel söylemiş Ayrık kökü gibi hep birbirine hısım akraba,eskiden birbirlerine çok tutkunlardı,birinin başına bir iş gelse koşarlardı,hala o tutkunluğu cenazelerde gösteriyolar.Topak kızın Hakkı kumara para vermiş ,Anam dururmu ,hemen yanına vardık memnun oldular,Rahmetli Topak gız Hacca bacım Hacı gardaşım olsaydı bunlar başımıza gelmezdi,diye döğündü ordakiler ağlaştılar,ayrıldık eve geldik.
Bellek kuvvetli gece gündüz durmadan bunları heceliyom,aklıma iyice yerleştiriyom,bazı türküyü abdallardan öğrenirdim,köye kente düğüne giderler orada anonim olan türkülerimizi söylerler ama güzel çalıp güzel söyleyemezlerdi,örneğin Al fadimem,Altınımı ben boynuma dizerim,türkülerini Eski Mustafa Bektaş,Irıza,Musa düğün yerinde önlerinde çay bardağıynan birer kupa Rakı çeker sonra bıyıklarını silerler,,başlarlar söylemeye.Gabirleri cennet olsun.
Hamzahacılıda bir kızı istemediğine vermişler kızda kendini guyuya atmış,Bekteş Rahmetli söylerdi.
Altınımı ben boynuma dizerim,
Ağlayı ağlayı destan yazarım,
Zorunan veriyo şu zalım babam,
Ölümünen ben bu işi bozarım.

Aldım helkeleri giderim suya ,
Aman Babam aman ben varmam ona,
Üç gün evvel söyledim ben anama,
Dördüncüsü günü yanarsın bana.

Yaşmağım bozuldu bağlayamadım,
Derdimi ellere söyleyemedim,
Zorunan veriyo şu zalım Babam,
Ben cahil gönlümü eğleyemedim.

Bağlıca üstünde bir bölük duman,
Babamın elinden hallarım yaman,
Cesedim kuyudan çıktığı zaman,
Aman emmilerim halime bakın,
Gaşıma gözüme bir türkü yakın.

Keşif geldi gapımıza dayandı,
Sarı saçlar al kanlara boyandı,
Taşmıidi şu anamın yüreği,
Nasıl oldu bu acıya dayandı.

Al fadimemi söylerler ,fakat ritim yok klarnet ile eşlik ederlerdi,içime kapanık biri olduğumdan bu türküleri çok iyi belledim ama çoğunlukla yalnız söylüyodum,Bazı arkadaşlar bildiklerinden rahmetli Eski belediye başkanı Münür Ağbi;(öZKARA) Abdal musa ile içerlerken yanlarına vardım Halis güzel söylüyomuşsun sesinde çok güzelmiş,bi söyle dedi,bende terleye sıkıla Al Fadimemi söyledim.

Al fadimem,al fadimem,
Yanakların bal fadimem,
Goynundan gül memem düşmüş,
Geri dönde al fadimem,

Evlerinin önü yoldur,
Yoldan geçen garakoldur,
Gurban olam sarı gelin,
Gel destini bizden doldur,

Al fadimem bal fadimem,
Yanakların bal fadimem,
Uyan uyan sabah oldu,
Namazını gıl fadimem,

Evlerinin ardı kepir,
Atlı gelir güpür güpür,
Gurban olam al fadimem,
Gelde evimizi süpür,

Allı gelin gürcümüsün,
Şu dağların burcumusun,
Gurban olam sarı gelin,
Sen kötünün harcımısın,

Koyun yola dizilirdi,
Yunu ipek süzülürdü,
Hadımımış gavur dölü,
Bağlı olsa çözülürdü.

Irıza rahmetli çok hoşuna gitmiş olmalıki, her düğünde Klarneti kulağıma dayar Edem Gurban oluyum bi söyle ,bende hatırını kırmazdım.Çocukluğumuzda düğünler başlı başına eğlence kaynağıydı,gene kürtüne döl almaya ,kuzuladımı oradan yaylaya ,yayladan yarımcaya,yarımcanın otu güzel olduğundan koyun çok eğlendi..Babam 2 evliydi,kumalık zor iş ,kuzular oldu ,kuzuları kümeden çıkarıp emiştirip tekrar kümeye koyar,kümenin deliğini hava alacak şekilde kapatırdık,Emirdağında Babam oğlum ben Afyona gedecem seni kürtüne yakın indireyim,kuzulara bir bak ,anan (övey)kendine bakacak durumda değil ,dedi,beni yolda indirdi Kürtüne,varırken Haceli Emminin sesi geliyo,Elif elif Allah her sene size gancık guzu veriyo,niye guzulara bakmadın ,Elinizden bir aldığını görürsün bi daha dırnağını bile bulamazsınız diye avazı çıktığı kadar bağırıyo,anamda körmü gelsin baksınlar diyo,Kümeye indim havasızlıktan hayvanları basıktırmış,çoğu ölmüş ,ölen kuzuları Haceli Emmiynen dışarı çıkardık.
Yıl 1947 nin kışında hayat yokuşa sürdü,O ara çoban adam bilmezmi,Adil ağa şu gara bulutu heç beğenmiyom beni bi yarımcaya at diyor,Kuzuyu ağıla çekiyo Emirin köyünün denginde tipi çeviriyo koyunu Tipinin altında bırakıp kendi Emirin köyüne dar atıyo.Sabaha kadar koyun tipinin altında kalıyo,Soğuğu tırnağından aldığından garnı guzulu davar hep kırıldı,birde o günün parası 7 bin liradan fazla yeygi yemişti.Bunlar babama çok sekte vurdu.Bir gitmesin ardı geliyo,ortaklardan haber geliyo telef çok fazla .Babam rahmetlinin merakından şekeri hep yükseklerde geziyo.
Anam rahmetli Adil emrine şükür,bugün dünden iyiyiz,derdi bende içten içe Anama kızardım ne iyisi diye,meğer Babamı teskin(teselli) edermiş.Bu sefer başladılar tuh yaylayada çıkamayacağız deyip dururken,Babam geldi baktım neşeli,Hacca yaylaya çıkacağız Alikelli HAFIZ AĞA,Adil ağa geçmiş olsuna geldim sen yaylacısın ,yaylasız yapaman,eyiliğini çok gördüm 30 kuzulu goyun göndereyimde yaylayı yayla demiş,gönderdide,gine yaylaya çıktık ama tutmayınca olmuyo koyunlar kuzularken ölüyo,goyunun garnını yarar guzuyu alır palaya sarardım,ocağa çalı çırpı yakar ısıtır,
Dönelide Aptulla Hüseyin(HOMA)derdik onların ağılında kalıyoduk,Aptullahı yöreğil,e Süt,e gönderirdim,Yüreğilde Mehmet çavuş,Gazi çavuş babamın
dostlarıydı,ikiside inek beslerler süt verirlerdi,Bayat,tan Biberon şişe aldım 17 kuzuyu biberonla büyüttüm.Annelerinin ciğerleri hep çürümüş,derilerini yüzer etlerini dereye sürüklerdim.Bu arada Babam bişey duymuş olmalı,Anam Babam ben kiraya taşındık,ordan yaylaya çıktık,Hayatın şimden sonra benim için zor olacağını için nerde yanık Türkü söyleyen varsa onu hiç bırakmazdım.Allah kimseyi yukarıdan aşağıya indirmesin,bundan zor hiçbirşey yokmuş meğer,işlerin tersine gittiğini anam rahmetlide anladı,oğlum ev sana bakıyo,Baban hasta iş yapamıyo,Hazıra hazine dayanmaz diye durmadan söyleyip duruyo,Babam bu ara taksiyi 500 liraya sattı,bununla bir ev yaptırayım dedi olmadı,dedelerden gamla çok tarla vardı ,bir yerleri de sattı ,gene goyun yayla,kendi hasta çalışamıyo,aldığı koyunlardan birkaçını satıp harçlık yapıyo,aksilikler birbirini kovalıyo,1950 senesinde Kırkpınarda büyük Ağbim otobüs devirdi,Terslikler üst üste geliyo Babam acıdan şekeri çok yüksek,Allah kimseye evlat acısı vermesin,ilk okulu bitirdim Akşehirci tamirci İhsan Soycan vardı ona çırak durdum,işim sök tak , bizim taksiyi Babamlan beraber söker takar elim yatkındı,bir sene sonra Şöfor Neşet,in otobüs garajını tuttum ,kendime çalışıyom,yaz geldimi biçer,e gidiyom,biçerden geldimmi bütün borçları ödüyom,evin kirası ,dükkan kirası güzel bi rahatlıyoz,Rahmetli anam nur içinde yatsın üzerime gün doğdurmadı,beni işe teşvik etti,çalıştınmı saygınlığın oluyo,çalışmadınmı horlanıyosun,bunalmadım zorluklara karşı dayandım,hiç yılmadım ben kazandım.Tamirhaneyi açalı beri yüzümüz arı yumuşaklığından para kazanamıyorum,tamir ettiğim gediyo,para toplayamıyom.Bir biçer geldi bakımını yaptık,biçer sahibi biçere söfor dururmusun dedi,canıma minnet ,harman sonuna kadar 1500 lira,ya pazarlık yaptık.Dükkan kirasını dahi aldığım avanstan ödedim.Dükkanı kapattım ,şöfor oldum,her sene biçer,e gidiyom namım denizliye yayılmış,Çivril Çıtak,tan Hamdi diye ağa var,90 siper 14 ayak biçeri var,beni götürdüler İzmir Selçuk arası Rabani Tümene ait keçi kalesinin altında kozpınar çiftliği,Burgaz çiftliği,Gürcülerin çiftliği ,kuşçuburun ,Denizli Acıpayam yaşil ova ,ekin bitti paramı alıp geldim Emirdağına ,gene Kayseri uzun yaylaya biçer götürdüm,Lakabı go go Selahattin vardı hanedan adamdı ,odasında yatıp çok yemeğini yedim.Bizim gençliğimizde Düğün ,nişan kışın olurdu,kızlar bulguru,da kışa doğru çeker,Emirdağına gelince hemen bir takım elbise aldım,elbiseyi haftadan haftaya giyer ,haftayı zor getirirdik,her hafta bir nişan düğün olurdu,birkaç arkadaş nişana gider,kız oynatan Tefçi kadın vardı,ona S.abla şu kızı oynatırmısın derdik,oynatırdı tefine 2,5 -5 lira atardık,işte böyle oldu,nişana gittiğimizde kızları seyrederken ,içlerinden bir güzele tutuldum, nişanda oyuna kaldırdığımız kız da bizi beğenmiş ,işte o an yüreğime ateş düştü,o gece uyuyamadım ,sabahı zor ettim,beni ayaklarımı kızın evlerinin oraya çeken çok güzel ,tarifi zor bir duygu başladı,kalkıp giyindim,kendimi evlerinin önünde buldum,o da beni görüp elinde bakracı çeşmeye suya geldi,Elimi yıkama bahanesiyle çeşmeye vardım,bir heyecan sardı hiçbirşey söyleyemedim sanki nutkum tutuldu,kız mutlaka iki kelimede olsa bir şey dememi bekliyodu ama gel gör ki,nerden çıktı bu heyecan kendime çok kızdım,artık birbirimize el işareti ile bir şeyler anlatmaya ve işareti sıklaştırmaya başladık,konuşmak için cesaretimi topladım,söyleyeceklerimi ezberledim,bu arada kimseler duymasın görmesin kıza ağbileri ailesi eziyet ederler diye fazlada belli etmemeye çalışıyorum,bir gün sonra gene çeşmeye geldi,yanına vardım, seninlen konuşmak istiyorum dedim,Kafasını kaldırmadan Gülerek Allah canını alsın benimle ne konuşacaksın dedi,bu bana daha fazla cesaret verdi,gururumla oynadı,suyu doldurup giderken arkasından yetiştim,bu gece saat 1,5-2 gibi ön cama varacağım dedim,gene bana küfürler yağdırdı,iyice kafaya koydum reddettikçe daha fazla üzerine gitmek ,söz almak istiyorum,ne yapıp edip gece yarısı pencereye dikilecem gece o saati bekledim,gelip geçiyorum ,çıkmayacak derken pencereden bir kibrit yandı,bende karşılık verdim ondan sonra işaretimiz hep kibrit oldu,cama yaklaştım,cam açıldı oda yatmamış ,heyecenla beklemiş,kız bana niye kötü davrandın dediğimde ,gözün ne kara çeşmede etrafta kimse yokmuş gibi senlen konuşacağım birde beni takip ediyosun arkamızdan bakıyolardı,gerçekten derlerya cahilin gözünde perde var diye,böyle sürüp gidiyo, Rahmetli Hayri enişte Fesile halanın kocası bir tane 5 tonluk morris kamyon almış geldi bakım yapıyoz Evide bizim tamirhanenin üstünde ,ne yapıyon kayınoğlan işlerin nasıl diye sordu,bende enişte iş yaptıranlar harmana falan deyip para vermiyolar bende kapatıp biçere gidiyom dedim,oda bu arabayı çalıştır sende ye bende yeyim dedi,ilk açık araba ilen Kütahya yolunun kumunu çekmeye başladık.Üç beş arkadaş Tunalı mahallesinde bir yer tuttuk,Hayri enişte yemeğimizi yapıyo,sabah kalktıkmı köprübaşına amele almaya giderdik,5 er amele alıp Musaözüne varmadan fidanlığın üstündeki tepeler hep kumdağı ,oradan alıp yola boşaltıp geliyoz,sivrihisarlı arkadaşlarda var,o zaman amele küreklen yükler boşaltırdı.Eskişehirin salebi meşhur salep simit yiyom birşey dikkatimi çekti.Yaşlı bir adam Hangi arabaya çıksa azarlayıp indiriyolar fakirmi fakir üzerinde eski bir delme pantolan macir lastiği yürek dayanamadı,Benim arabadaki amelelere biriniz öbür arabaya geçin ,amca sen sen benim arabaya çık dedim,bizdeki ameleler bu nasıl çalışacak diye isyan ettiler ,onun yerine ben çalışacağım dedim sesi kestiler,Bizim amca benide kendisinide küçük düşürmüyo çalışıyo,musaözünü geçtik nemli köyünün yukarısından dereden alıyoruz kumu,yemek molası vedik ,amcaya ilham geldi,elini kulağına koydu GILDOLAĞIN ağıdını okudu yıl,1955-1956 çok yanık ve güzel okudu seside güzel tüm çalışanları,şöfor arkadaşları duygulandırdı, indirdiklerine pişman oldular,
Yaralıyım aman beyler yaralı,
Beni vuran gara seyit nereli,Garacalarlı,
Almış düldülünü bakıyo düze,
Emmiye kız vermek düşmedi bize,
İki Gupey düşmüş bir goygun ize,
Süre süre üstümüze getirdi,onu vurdurdu.

Büyüt mehmet ağam güssünü büyüt,
Varmı sülalende böyle bir yiğit,
Vurduda gediyo şu Gara Seyit,
Alınan avlandım,ona yanarım,yol bulamadım.

Gıldolağın eğlencesi garadaş,
Ne anam var ne babam var ne gardaş,
Tekli martin olsun bana arkadaş,
Alınan avlandım ona yanarım,yol bulamadım.

Arabaya binmiş ayağı yerde,
Kanlı feceresi yüzüne perde,
Amanın gomşular gençlik var serde,
Ben bir ela gözlü yardan ayrıldım,
Alınan avlandım ona yanarım,yol bulamadım.

Benimle sürekli geldi çalıştı,bana iyice güvenmiş olmalı ki derdini açtı , oğlum ben mapushaneden çıktım ,Türkmenköylü Lafçıoğlunu öldürdüm ,benim horantaya sarkıntılık yapmış işi yok gücü yok bu adam sana ne verir demiş,buğda pazarının orada bıçakladım,banada Türkmenköylü kel Tahir derler,çalışmaya mecburum.Tahir amca ilen ölene kadar ahbaplığımız devam etti,ölmede önce meydanda görmüştüm giyimi kuşamı düzgün ,beni görünce sarıldı ,oğlum avrupaya gettim zengin oldum,yeğenlerim de burada market işletiyolar dedi,helalleştik.Bana Gıldolağı Gara seyit vurdu demişti,1970 yılı av sezonunun kapanışını yapıyoruz, dağa gittik Çam ağacının birinin altında Gara Seyit (Anam )tarafından dayım olur ,aklıma geldi,Gıldolağın ağıdını Okudum,Halis Yeğenim çok yanık ve güzel okuyosun kimden öğrendin diye sordu,bende anlattım,bide Gıldolağı senin vurduğunu söyledi dedim,bana söyledimi Vay Kel Domuz vay dedi ve doğruladı.Sürekli Emirdağının yolunu gözlüyom varıncada doğru kıza koşuyom,gelecek güzel günlerden bahsediyoz,birbirimiz ne kadar sevdiğimizi söylüyoz,beni ne zaman isteteceksin demeye başladı,
Çalışmaya mecburum ,fırsat buldukça Emirdağına kaçıyom,sevdiğim kız yolumu gözlüyo,benim de her an sevdiğim kız aklımda.Kütahya yolunu bitirdik ,biçer zamanı geldi,zaten kime çalışmaya girsem biçer zamanı bana müsaade etmesi için pazarlık yapardım,biçerden daha çok kazanılıyodu,kazanıp bir an önce sevdiğim kıza dünür gönderecektim.İşim bittiğinde biçeri temizler yağlar sahibine teslim eder parayı alırdım.Gene biçer işi bitti Emirdağın,a vardım bi açık arabaynan aşağı köylerden ofise buğday çekiyoruz,sabaha karşı yüklü ofisi önüne vardım ,sıraya girdim ,şöfor mahalline uzandım ,iki tekerlekli,yalkı ,iki de öküzü ,üzerinde artmak ,buğday çuvalları ,çuvalın üztüne çökmüş Amcam bi güzel söylüyo,yanına varsam susacak Türkü bitene kadar varmadım,
Garacalar derler bir özü içi,
Güzel gelinlerin sallanır saçı,
Nazlı yarim gene ayrılık başladı,
Gediyom gurbete yükledim göçü.

Emirdağı şu urfanın arası,
Emirdağın ardın göl garabası,
Muradımı alamadım dünyamda ,
Gene açıldı yüreğimin yarası ,goygun yarası.

Yol üstünde sarı çiçek mezedir,
Ela göze sürme çekmek cezadır,
Gelinin yanağı gülden tazedir,
Öpmeye kıyamam iz olur diye,

Dilleri bülbülün dilleri gibi,
Yarim has bahçenin gülleri gibi,
Dolanırda dağdan taştan gelirim,
Çiçekli yaylanın selleri gibi,

Eberin gölünden yükledim gamış,
O yar ellerini beline gomuş,
Dünür saldım zalım anan vermemiş,
Bacımın oğluna söz verdim demiş.

Türkü bitti yanına vardım,Dayı sana kim derler,bana KARACALARLI KEPAZENİN NURİ DERLER ,anamın anası Karacalarlı bende sizin yeğeninizim dedim.Anamı söyler söylemez Hacca bibimin oğlumusun ,bu merhaba ölene kadar devam etti. ZALIM POYRAZ,IN ikinci kıtası Emirdağı şu urfanın arası diye başlayan dörtlükğün sözleri Karacalarlı KEPAZENİN NURİ,YE aittir.KEPAZENİN NURİ bu türküyü URFADA Askerlik yaparken Yaktmıştır.
İlk hanımı öldü,ikinci hanımını alırken çok yardımcı oldum,öğretmen arkadaşın bacısını aldık,Hacıya gitti geldi,Halis yeğenim hacı oldum dedi elinin içini öptüm hatta çolak elini.Sonradan fazla yaşamadı.

Cahillikten herhalde o zaman ki gençler başka mahallenin gencini ne bulgura ne nişan,a düğüne geldiğini istemezdi.Güya kızlarını korurlardı.Arkadaşım(Celil Karaca)Halis bu gece bizi evde bulgur çekilecek,seninkide gelecek,akşam erken gel yemeği bizde yeriz,bir odada kızla konuşursun,anama söyledim oda seni çok seviyo,gelsin dedi.Biz kızla bir odada konuşuyoruz o bana ne zaman kavuşacağız,artık bitsin yeter bu ayrılık demeye başladı ,bende istiyorum ama şartlarım ağır çalışmam para biriktirmem lazım,az kaldı istanbulda kamyonla taş,kum mıcır,tuğla çekim işi var yeğmeyesi şu kadar diyo arkadaşlar o işide bitireyim kesinlikle dünür salacağım,diye konuşurken,salonda bulgur değirmenleri kurulmuş,onun gürültüsünün dışında,kapıdan kalabalık gürültüsü gelmeye başladı,arkadaş girip çıkıp bana haber getiriyo,kapıdaki gençler benim evde olduğumu öğrenmişler,tepkilerini eve karşı küfürler ,tehditler savurarak Ulan Halis çık kapıya senden sonra erkek yokmu,sonra ev sahibine sesleniyolar camı çerçeveyi indirmeden Halisi çıkarın dışarı diyolar,sevdiğim kız Halis sakın çıkma seni döverler dayanamam diyo,ben arkadaşıma benim yüzümden size zarar gelmesini istemem,diye kapıya çıktım,gençler üzerime doğru gelmeye başladılar,sopayı yiyeceğiz ama bende bir kaç vururum diyorum,hiç ummazdım birisi Ulan Halis,e bi dokunun sizi söyle böyle yaparım dedi,küfür etti,o kişiden çekinirlermiş ,bana hiçbirşey diyemediler.Allah nur içinde yatırsın beni evimizin yanına kadar getirdi.Bende ölene kadar saydım,arkadaşın biri akşam sana bişeyler yapmaya çalışmışlar filanca arkadaş seni korumuş,şimden sonra beraber gidelim beni kim olduğumu iyi bilirler,inanın gençlikte kanı deli atıyo,gözü kör oluyo,gözü bağlı danaya benziyo,onlar gelmesin dedikçe üzerine düşüyom,Evlerinin karşısında bulgur çekilecek haberini aldım,beni bilirler diyen arkadaşa vardım,sucuk dolduruyolar,patronu çok delikanlı bir insandı,beni görünce anlaşıldı,ben geri kalan işleri yaparım,sen arkadaşını kırma,birde hiç unutmam bir teke bıçağın ucuna mantar soktu,bunuda yanınıza alın birde haşlık verdi yolcu etti.Salonda bulgur çekiliyo,biz kapıya durduk seyrediyoruz,birden karşıya kalabalık yığıldı,haber gönderdiler orayı terket ,delikanlısın orda sevdiğim kız var terkedilirmi,birde tek değilim,arkadaşımın yanında teke bıçağı da var,ben onlarla dalaşırken bizim arkadaş toz olmuş,hiç olmasa bıçağı bari bıraksa ,neyse ucunda ölümde olsa kaçmıyom geldiler,birbirimizle vuruşmaya başladık,Emirdağında eskiden büyüğe saygı çoktu,bulgur çekilen evin etrafında yaşlı bir adam dolaşırken gürültüyü duymuş,ulan terbiyesiz adamlar siz varsınız diye bu mahalleye kimse gelmeyecekmi haydin dağılın bakıyım dedi,hepside o zamanın verdiği saygıyla terbiyeyle dağılmaya başladılar,neyse Allah rahmet eylesin amcanın sayesinde ucuz atlattık.Çok ağrıma gitti eve vardım bi silahım vardı,aldım gerisin geri vardım kalabalığın üstüne doğru birer ateş ettim,çil yavrusu gibi dağıldılar,o zamanlar kazanın asayişini jandarma sağlıyodu ,silah sesine jandarma yetişti,amca karısı yaklaştı ,jandarma geliyo dedi verdim,öğnüğünün altına koydu,bana kalsa teslim edecektim,jandarma gelince kalabalık tekrar çoğaldı,beni gösterdiler,iki jandarma aramaya başladı,başlarındaki onbaşı beni tanıdı köfte dükkanına gelir şarap içerdik,genç jandarmalar yürü karakola diyodu,onların aralarında gitmek ağrıma gidiyo,ben varırım dedim,onbaşı da bırakın o gelir dedi ,arkalarından karakola vardım,onbaşıyla sohbet ettik ayrıldım ,tekrar kızın oraya gittim bulgur dağılmış,bir türkü tuturdum,geldiğimi belli etmem için.
Bir taraftan kızın ailesi özellikle annesi ,seni başkasına vereceğim,ona yar etmeyeceğim demeye başlamış,İstanbula taşlı tarlada bir yer tuttuk,istanbulun içine taş kum mıcır çakiyoduk,akşamları topkapıda durak yapıyom,Çorluya,Silivriye,Soğan,a Kavun,a gidiyorum.Çiftelerli şöfor Ahmet kıymalıoğlu,Osmanın Bedford,u çalıştırır Hanımı Zeliha bizim yemeğimizi yapardı,aynı zaman da çok güzel fala bakardı,ben pek inanmazdım.Sabah kalktım işe gidiyom sen benim falıma inanmıyosun ,yarın sabah ezan okunurken Emirdağın,da olacaksın,birde sevdiğin var onu alamayacaksın,aklında olmayan birisiylen evleneceksin dedi.Neyse işe gittim yükü yükledim araba arıza yaptı,parçayı söktüm Sirkeciye indim,parçayı aldım Asmalı kahveye bi uğrayayım dedim,baktım arabanın sahibi Hayri enişte oturuyo,yanına vardım hoş beşten sonra ben poyrayı takayım,sen bi Emirdağını dolan gel dedi.Karşıda konyaya otobüsler kalkıyo biletimi aldım,gece bindim Emirdağında bizim evlerin yanında indim,Ali hoca sabah ezanını okuyoZeliha ablanın falı aklıma geldi,meğer Dayım ölmüş Anam hastalanmış,Gardaş acısıynan beni dahi tanımıyo,Ana ben Halis,im dedimmi sen Halis değilsin Halis biçer,e gitti diyor.bu sefer ne lazımsa yapalım ,bilmem nerde Hoca var ,Yok Kadıkuyusunda hoca var oraya götür ,daha öncede hocaya götürmüşler okuya okuya zılla delirtmişler,Akşam kızın yanına uğradım durumu anlattım,omuzuma bi ton yük yüklendi sanki,sen benimle dalga geçiyosun beni başkasına verecekler,kaçır beni diye sızlanıp duruyo,çıldıracağım babam hastayken birde Anam çıktı,Esat ağbi gelmiş kendisi İstanbul Gurabada doktordu,Babam Rahmetli sormuş,bu hoca işi değil getirin istanbula demiş.Karar verdik İstanbula götüreceğiz ,mecbur Taksi tutmamız lazım,Fakat Emirdağında Hep cip var,Bir gün ne göreyim Çakalın Ceylan istanbul plakalı bir doodge taksi ile geziyo,Durduğu yere vardım,Ceylan ağbi Hoşgeldin dedim,Hoşbulduk Dayıoğlu dedi.İstanbulda taksicilik mi yapıyon dedim,yok bi arkadaşın aldım işim vardı işimi görüp gideceğim dedi.Ağbi boşmu gideceksin gidersen götüreyim dedi,Annenin durumu nasıl oldu dedi,bende Esat ağbi istanbula getirin dedi bende Taksiye bakıyodum dedim,Ne luzum var ben yarın gidiyom hazırlanın sabah yola çıkalım dedi.Geldim Babam Annemin yanında hiç aralaşmıyo,Baba Çakalın Ceylan Taksiyle gelmiş konuştum sabah bizi götürecek dedim ,Sabah Rahmetli Ceylan geldi Annemi bindirdik,Nur içinde yatsın Bizi istanbulda Esat ağbiye teslim etti,Esat ağbi Gurabağa Asabiye servisine yatırdı,Babamla Haydarpaşaya trenle Eskişehire ordanda Emirdağına geldik.Ali Çil Rahmetlinin ızgara dükkanında iki arkadaş içtik gece bir ikiyi bekledik,kibriti çaldım kızda perdeyi yarı araladı oda kibrik çaldı,camın altına vardım,ille beni götür diyo ,ar yiğidi gor meydanda,seni nasıl gaçırayım,Anam istanbulda hastahaneye yatırdım,demezlermi Anası hasta buda kendi zevki sefasında ,kendi derdinde,hastaneden bi çıksın ne olur umudunu yitirme,beni verecekler haberin ola dedi,içimden yüreğimden bişeyler koptu ,içime sancı girdi,O gece soğukta poyraz çeltelere öyle bir vuruyo ki ıslık çalıyo ,gıcılıyo,içim yanıyo soğuk nekine,etkilemiyo bile.
İşten aştan herşeyden kesildim,kendimi Gadir ağanın lokantaya atıyom,Alkolle kendimi teselli etmeye çalışıyorum,Ben yokken sevdiğim kız arkadaşların önüne çıkıyo beni götürmüyo diyo,lokantada iken şöfor Arkadaş Kapıdan girdi buyur ettik,masaya oturdu,servis yapıldı iki bardak aldı,bana bişeyler söyleyeceğini,alkolun etkisiyle arkadaşım sen kabul edersen biz seninkini sana kaçıracağız,lokantada çalışan iki arkadaş daha var onlarında kulağı bizde imiş,onlarda ona destek oldular ben ısrarla durun olmaz diyorum,kötülüklen olmasın,güzelliklen olsun diyorum,onlar olacak diyor,artık lokantanın dağılma zamanı,müşteri azaldı onlarda oturdu iç bakalım,baktım ellerinden kurtuluş yok,peki dedim,kalktık Akalinin bayi dükkanına vardık dört tane ikiyüzkırk kuruşluk kirtikli ufak rakı yarım kilo leblebi,leblebileri ceplere ,artık kız kaçırmaya gidiyoruz






o günlerde karacaoğlandan
Nişlersinde deli gönül nişlersin,
Aşar gider dost bağında kışlarsın,
Taze gelin genç kızlardan başlarsın,
Ben senin derdini çekemem gönül.

Allı gelin kınalamış elini,
Yürü güzel göreyim ince belini,
O borda kapının topak gelini,
Yürüdükçe öldürüyon sen beni.

Ferdedir dağların kekliği ferde,
Sen beni düşürdün bu zalım derde,
Meğerimde hiç aklımda yoğudi,
Pencere bekledim Dipide karda.

Karacaoğlan derki buda ne imiş,
Gönül kimi sevse güzel o imiş,
Armudun eyisini ayı yerimiş,
Banamıydı senin garazin felek.

Karacaoğlan derki ezelden ezel,
Kesildi kefenim kazıldı mezer,
Ellere yar verdin gol gola gezer,
Banamıydı senin garazin felek.

Değirmene vardım beygiri yüklü,
O güzeli görenin zay olur aklı,
Kendi küçük amma kırkbeş belikli,
Güzel bana amca dedi neyleyim.

bunu söyledimmi benim geldiğimi anlar ,camın önüne otururdu,bende geçerken işaretimiz olan kibrit çakardım.
geç saatte vardık,ben kibrit yaktım onuda uyku tutmamış pencerede kibrit çaldı,arkadaşlara siz bi kenarda gizlenin ,ben kızın yanına girdim,ayakta duracak halim yok,kızım sen delimisin arkadaşların önüne çıkıyosun,anamın durumunu biliyon,askerliğim yaklaşıyo ,bunuda açıklayayım başımı sokacak ev yok,umudun bittiği an başladı ağlamaya
tabii bizde ağladık,Elime bi kağat verdi bişeyler yazmış.
Yitirmiş Yarini HALİS AĞLIYO,
jandarmalar kollarını bağlıyo,
Zalım anan seni benden ayırdı,
Bu ayrılık ciğerimi dağlıyo.
Bir taraftan gözlerinden sicim gibi yaş akıyo,benimde aynı,Yarın nişan,a gideceğiz gelirsin deyilmi ,tabii gelirim dedim.
oradan çıktım ,vicdanım hiç rahat değil,Anam hastanede hiç aklımdan çıkmıyo,benim evlenmem imkansız gibi,düpedüz boşuna umut veriyom,dalga geçiyom diye kendi kendimi yeyip bitiriyorum,bizim arkadaşlara bakıyom aramadık yer bırakmadım,çalışmayan kuyu var onun kuru yalağında bi garaltı var,baktım bizimkiler koyun koyuna girmiş uyku çekiyolar çok güç uyandırdım,onlara yalan söyledim hazır değilmiş,hazırlandığında haber verecek,o zaman götüreceğim dedimbaşka türlü kurtuluş yok.Ertesi gün tarif ettiği nişana vardım,zaten tefçi kadın biliyo hemen cadıca çağırdı ,filancayı oyuna çıkar Halis geldi dedi,sağdıç çıkardı bir kızda karşısına çıkardı oynamaya başladılar,Düz oyun ve gaydalama.Oyun bitti tefçi kadın tefini uzattı,bir beş kağat attık,ayrıldım.İşe gittim iki gün sonra geldim beni veriyolar ,bir yandan verildiğini istiyom acımı yüreğime gömerim diyom, ama lafını bile duymak istemiyom,içimi Türkülere döküyom kendimi avutuyom.
Bu arada kıza bunun anası deli gızım,seni isteyenler de ırahat edersin diye kafasını çelmeye çalışıyolar,
Derken bir hafta sonra verdiler diye duydum,canım hiçbirşey istemiyo dünyadan elini çekmiş gibi oluyo,bacısı ile beni çağırttırmış,beni verdiler ne diyon dedi,hepsini saydım ağladı,ben ne yapacağımı şaşırmış vaziyette geziyom,deli divane gibiyim,havada buz mu buz kesiyo,poyraz gıcılıyo,yüreğe öyle bi acı düşüyoki,
Zahmarıda akan sular donmasın,
Beni yarden ayıranlar onmasın,
Evlerinin önü kıral ağacı,
Dallarına kuşlar dahi konmasın.

Yeşil yapraklara iba düşmemi,
Yarinden ayrılan dağlar aşmamı,
Banada diyorlar vazgeç yarinden,
Ben yarden ayrılsam el gülüşmemi.

Sizin el ayrıda bizim el ayrı,
Akaşamlar oluyo gidelim bayrı,
Çeşmenin başına gel nazlı yarim,
Bir daha yüzünü göreyim bayrı.

Ardıcın çırası özünden olur,
Şeyle bir kahpenin sözünden ne olur,
Sevip sevip sevdiğini almayan,
Ağlayı ağlayı gözünden olur.

Yarimin elinde yeşilli yumak,
yoktur cahillere gece uyumak,
Banamı verildi derdine yanmak,
Yana yana kül oluyom yoluna.

Bi taraftan da anam aklımda ,ne durumda,düzelecekmi yoksa gene kimseyi tanımayacakmı,diye meraklanıp duruyom,anamı ziyarete gitmem lazım,İstanbula Eskişehirden trene bindim,aynı kompartımanda Rahmetli Terzi Raşit de vardı,sohbet ederek Haydarpaşaya vardık.Kadıköyden vapurla karşıya Oradan da Gureba hastanesine vardım,Bakıcı mine hanım vardı beni gördü,
Dur oğlum Anneni getireyim dedi,Annemi asansörden indirdi,Annem beni görünce va yavrum Hoş geldin,kulaklarıma inanamıyom,oğlum hani goca Hakimler vardı ya,Vahit,Mehibe,Yaşar hep beni ziyarete geliyorlar dedi, aha bak gine geliyolar dedi,Döndüm baktım üçüde geliyolar hoş beşten eskiden Emirdağında kaldıkları günlerden yayladan,sohbetten sonra,kendilerine teşekkür ettim,gittiler
Annemin beni tanıması Eski haline dönmesi beni çok sevindirdi,boşuna birkaç sene Hoca,ilenTekke ilen uğraşmısız,Esat Ağbiye,içten teşekkürlerimi arz ederim,ayrıca bakıcı Mine hanımın da Annemde çok hakkı var nur içinde yatsın.Annem biraz daha kalacakmış,vedalaştım ayrıldım,Emirdağına geldim,Annemi anlatıyom çoğu inanmadı,gelince görürsünüz dedim,
Annem iyileşiyo,askerlik geliyo ,Zeliha ablanın falına iyice inanmaya başladım.


kör TAHİR rahmetli ortadan gaz pedallı 54 model otobüs kapatmış,şunu çalıştır dedi,çalışmaya mecburum,Afyon,a gidip geliyom,Abaza Nihat rahmetli arkaya oda bindi,Mavini çıkardı kendi mavinlik yapıyo,Kör Tahir terziliğini yapsın dediysede Abaza bırakmadı,Afyondan geldik Ali çil in ızgara dükkanında Abaza ile içiyoz ,kız çocuğu seni bilmem ne abam çağırıyo dedi,kızım beklemsin selam söyle o nede olsa verildi dedim,ısrarla çağırıyo dedi ,Abaza birbirinizi kaç senedir seviyosunuz belki bişey söyleyecektir dedi,peki gelecem dedim,Abaza ilen gece yarısı gittik,ben gine kibrit çaktım, işaretini aldım deliğin altına vardığımda bana bir çama kağıt verdi,Al bunları oku da benim nasıl olduğumu öğren ,o zaman sokak lambaları doğru dürüst yanmıyo nerde okuyalım Handa gandil yanıyo,hana gittik,hancıya gandilin ışığında bişey okuyacağız dedik,okuyun oğlum dedi,içindeki sevgiyi,kara sevdayı,duyguyu ,yaşadığı ızdırabı olduğu gibi yazmış,
Zorum neyidide yandım Halis,e
Felekte gülmedi yar ikimize,
Ben ne deyim zalım anam Ekiz,e,
Beni gelin etmez subay Halis,e

Bir adın Halis,te bir adın subay,
Ben nazlı yarime kaçsamda ne var,
Bu sevda yolunda ölsemde gitsem,
Beni bu dünyada bir Halis anar.

Yarim gider Eskişehir yoluna,
Altın saatini takmış koluna,
Benden selam söylen deli anasına,
Beni gelin alsın Halis oğluna.

Kesilmedik bağda olmamı üzüm,
Halis asker olmuş vermezler izin,
Şu zalım adama verirler beni,
Ölsemde subayım sendedir gözüm.

Yitirmiş yarini Halis ağlıyo,
Jandarmalar kollarını bağlıyo,
Gavur anam beni senden ayırdı,
Bu ayrılık ciğerimi dağlıyo.

Şu Emirdağında satılan tütün,
Şube askerini topluyo bütün,
Subay Halis asker olmuş gidiyo,
Yari öksüz galmış,öteki yetim,

Aktımıola GACERLİNİN çeşmesi
Ne zorumuş sevip ele varması,
Beni goyup bir kötüyü alması,
Ölümdende zor geliyo yar bana,

Badağın taksiye atmış kolunu,
Buradan geçerken dönmüş yönünü,
Sana diyom sana ey subay Halis,
Anan hastalandı gırdı belimi.

Elektrik ışığını yaksana,
El ediyom bana doğru baksana,
Sana diyom sana ey Lütfü ağbi,
Halis gardaşına nişan taksana.

Bir daş attım gümbürdesin gölümüz,
Ben gediyom ıssız galsın eliniz,
Senin anan deli benimki gahpe,
Halis nasıl olur bizim halimiz.

Yarim kibar testilerden içmiyo,
Buna sevda derler serden geçmiyo,
Beni evlenemez kalırmı sandın,
vakti gelmeyincer güller açmıyo.

Çay dereresinde ince kum idim,
Daha Halis yarde benim ümidim,
Pencerede gün düşmedik gül idim,
Sevda düştü ılgıt ılgıt eridim.

çok çaresizdim annesi,ağbileri çok baskı yapıp vermişler,Tekrar vardım herşeyi göze aldım kafa da çakır cesaret mangal gibi, kaçar diye nöbet tutuyolar,birbirimize girdik yapmayın ayırmayın dedilersede güzel bir sopa yedik,ardından jandarmalar gelip karakola götürdüler,orada hem ağladım hemde Zalım Poyrazı söyledim,

Gıcılarda zalım poyraz gıcılar,
Düştü yüreğime goygun acılar,
Suya gider su yolunda bacılar,
Bacılar içinde yarim var benimde,dostum var benim.

Şosede gediyo bi gara yaylı,
Yaylının içinde parıldar aynı,
Sevdim sevdim alamadım dünyamda,
Gızını oğluma alayım bayrı da,vereyim bayrı.


Balkona çıkmışta bir gelin gezer,
Almış dividini hep güzel yazar,
Guyunun başında iki cadı var,
Allahın yazdığı yazıyı bozar.

Adaçalı derler bir ulu yatır,
Tadilden tadile balkona otur,
Gurbanlar olduğum ey nazlı yarim
Bir gecelik olsun yanında yatır,da ,goynunda yatır

Ömür boyu Acı gözyaşı hüzün kaldı,Kavuşma öbür dünyaya,herşeyi türkülere döktüm, Bir an yaylının içinde gelin giderken tasfir edip,Ardından biz kavuşamadık bari gızın olursa onu oğluma alayım bari diye teselli bulduk.anadan medet umduk,dağlarda aradık,Hava karardı bulandı,alıcı kuş götürdü yarimi,bundan sonra kız sevmekmi töğbe dedik.
Önüne guşanmış yandımdan öğnük,
Ciğerim yanıyo yar göğnük göğnük,
Ana bana bi izin ver böğünlük,
Çıkayım dağları buluyum yari,

Gene bulanığı vardır havanın,
Şahan sağ yanında döner yuvanın,
Ardı gırk belikli güzel sevenin,
Gündüzü Arafa gecesi bayram,

Sabah olmuş Tan yerleri ışımış,
Poyraz esmiş gül memeler,üşümüş,
Seveceksen bu dünyada gelin sev,
Gız sevenin cahil ömrü boşumuş,anam boşumuş.

Sevdiğmiz başkasına gelin gitti,ayrılık acısı çok zor oluyo,sabaha kadar gezdim,içki ile kendimi avuttum,sabah eve vardım,Babam oğlum yazgımız buyumuş,Anan hastalanmasaydı ne eder eder seni üzmelerine izin vermezdi,Kırpığın Kadire Kelle verdim ütüleyecekti onu bi alıver dedi,tam Demirçi dükkandan sevdiğim kızı verdikleri oğlan çıktı,Ben tepki gösterir diye yönümü öbür tarafa çevirdim,o bana merhaba arkadaşım demezmi,bende kendimi toparladım bende merhaba dedim,Tanrı selamını almamak olmaz,şundaki tevazuya hoşgörülüğe bak,sen olsan yapmazdın diye içimden geçirdim,bundan sonra senin hanımın benim anam bacım dedim öylede gitti,mesut olsunlar diye kapılarının önünden bile geçmedim.Bunun dışında herşey yalandır. Bu sevda bana çok duygu verdi Emirdağ türkülerini oyun havalarını ağıtlarını hem öğrendim hem söyledim ,türküler yaktım kendimi avuttum.Yaşam bi şekilde devam etti,hep çalıştım,her işi vicdanıma danışıp yaptım,Hak aşıkları yere göğe sığmayan ,gönlüme sığdırdım seni der.Aşık Veysel Baykuş gibi durup durma yuvada,insanlar kuş olmuş gezer havada,Giriş veysel kolarını sıvada,çalışan Allahın kulu sayılır.

Buyumuş gader,saygılar sunarım.
Halis ERENOĞLU
 
Atlanilacak Forum:
En Çok Okunanlar
Bu Hafta
Bu Ay
Bu Yıl
En Son Aktif Forum Başlıkları
  Başlık Gösterim Cevaplar En Son Mesaj
KARACALAR KÖYÜ
Emirdağ Köyleri
1 0 Haber Merkezi
KARAAĞAÇ KÖYÜ
Emirdağ Köyleri
1 0 Haber Merkezi
HİSAR KÖY
Emirdağ Köyleri
1 0 Haber Merkezi
GÜVEÇCİ KÖYÜ
Emirdağ Köyleri
1 0 Haber Merkezi
GÜNEY KÖYÜ
Emirdağ Köyleri
1 0 Haber Merkezi
BACKLİNK
emirdag,topakevmedialogo Page Rank

Domain Domain

Üye Girişi
Kullanıcı Adı

Parola



Henüz Üye Değil Misiniz?
Buraya Tıklayarak Üye Olabilirsiniz.

Parolanızı Mı Unuttunuz?
Buraya Tıklayın
AYIN PORTRESİ
Sizden Gelenler
SADAKAT
Şükrü SAĞLAM
EMİRDAĞ KÜLTÜR ve SANAT MERKEZİ
Lamia DURMAZ
TURP PANCAR HIKAYESI
YÜKSEL ÖNAÇAN
TELLAK
SAYIN ca
EMİRDAĞ DA DÜĞÜN
AHMET ALKAN
UMUT ÇİÇEKLERİ
AHMET KOKEN
SÜRGÜN
kardelen26
OKUNTU SALINIR
RABIA BARIS
ZAFER TÜRKÜSÜ
Mehmet Ali AKCINAR
AĞLARIM
KAMiL SAYIN
GÜDEMEM
FAKI EDEER
EMİRDAĞI
Mp3 Player
Mp3 Player

aloemirdag


meydantv,emirdağ

mutlugun,emirdağ

AXa hülya

sonerreklam