Güncel Haberlerden,Yeniliklerden,gelişmelerden ve birçok alanda sunduğumuz hizmetlerden haberdar olmak için bizleri aşağıdaki alternatiflerden takip edebilirsiniz.
Dinimiz, dünya hayatının yaşanılır bir biçimde sürdürülebilmesi için bazı kurallar koymuştur. Bu ölçülere uyulması halinde, mümin hem çevresine saygı duyar hale gelir, hem de kendisi saygıya layık bir konuma yükselir.
Allah’ın koyduğu prensipler gereği insan; doğar, büyür, yaşlanır ve ölür. Yaşlanmak ve ölmek kaçınılmazdır. Ömrümüz olduğu sürece yaşlanmak, her insanın başına gelecek bir hakikattir.
Bazı kimseler yaşlılığı kötü görüp, kabullenemeyerek onu gizlemenin yollarını arar. Oysa yaşlılık, insanın en olgun çağıdır. Temkinli kararların alındığı, adımların daha çok düşünülerek atıldığı, eş ve dostlar tarafından el üstünde tutulduğu bir dönemdir.
Kur’an-ı Kerim’de Cenab-ı Hak: “Kime uzun ömür verirsek, onu yaratılış itibariyle tersine çeviririz (gücünü azaltırız). Hâlâ düşünmeyecekler mi?”1 buyururken, Peygamberimiz (s.a.s.) de; “İçinizdeki beli bükülmüş yaşlılarınız olmasa idi, bela üzerinize sel gibi dökülürdü.”2, “Yaşlımıza ilgisiz kalıp saygı göstermeyen bizden değildir.” buyurmuştur.
Aziz Cemaat!
Büyüklere hürmet, küçüklere merhamet güzel ahlaklı olmanın göstergesidir. Anne baba haklarına riayet cennete girmeye vesiledir.3 Yaşlılar bir hanenin bereket direğidir. İnsanın yaratılışında sevgi ve saygı vardır. Mekke’nin fethinde, Hz.Ebubekir, yüz yaşına yaklaşmış olan babası Ebu Kuhafe’yi Hz.Peygamber’in huzuruna getirdiğinde; “Yaşlı babanı buraya kadar yormayıp evinde bıraksaydın, ben onu ziyaret ederdim.”5 diyen sevgili Peygamberimiz, bu konuda bizim için ne güzel bir örnektir.
Aziz Müminler!
Küçükler sevgiye, yaşlılar saygıya her iki kesim de ilgiye muhtaçtır. Bu sebeple hem gençlerin hem de yetişkinlerin sorumlulukları vardır. Bu günün genci yarının yaşlısıdır.Onun için büyüklerimizi ihmal etmeyelim. Rızalarını almak için gayret gösterelim. İhtiyarları yük olarak görmeyip, cenneti elde etmeye bir vesile bilelim. Onlarla konuşurken “öf!” bile demenin, Rabbimizin rahmetini dışlamak olduğunu unutmayalım.
Hutbemi başta okuduğum ayeti kerime meali ile bitiriyorum:
“Allah, sizi güçsüz olarak yaratan, sonra güçsüzlüğün ardından bir güç veren, sonra gücün ardından bir güçsüzlük ve yaşlılık verendir. O dilediğini yaratır. O hakkıyla bilendir, hakkıyla kudret sahibidir.”6
1-Yasin, 68
2-S.Muslim 8.cild s.9
3-İbrahim Canan s.471 c.17
4-Meryem,30-32
5-Hz.Muhammed ve Evrensel Mesajı, Prof. Dr.İbrahim Sarıçam s.343
6- Rum, 54
Haber Merkezi - Mart 04 2010 ·
0 Yorum · 26 Okunma
·